noun

easement

irtifak hakkı, geçit hakkı, kolaylık

He has an easement to use the path.

Patikayı kullanmak için irtifak hakkı var.

The agreement provides an easement for the pipeline.

Anlaşma, boru hattı için bir irtifak hakkı sağlıyor.

an easement ((over/on sth.)) (bir şey üzerinde) irtifak hakkı He has an easement over his neighbour's land.

geçit hakkı, intifa hakkı

Eski Fransızca 'aisement' (rahatlık, kolaylık) kelimesinden gelir ve 'ease' (kolaylık) ile ilgilidir. Başkasının arazisini kullanma 'kolaylığı' anlamına gelir.

Birinin bir mülke erişimini veya kullanımını 'easy' (kolay) hale getirdiğini düşünün. Bu bir 'ease-ment' (kolaylaştırma).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.