adjective

eclectic

eklektik, seçmeci, derleme

She has an eclectic taste in music.

Müzik zevki eklektiktir.

The collection is an eclectic mix of old and new.

Koleksiyon, eski ve yeninin eklektik bir karışımıdır.

((eklektik bir)) ((isim)) çeşitli kaynaklardan türetilen bir koleksiyonu veya zevki tanımlar. She has an eclectic taste in music.

Benzer kelimeler: diverse (çeşitli), wide-ranging (geniş kapsamlı); Zıt anlamlılar: narrow (dar), limited (sınırlı)

Yunanca 'eklektikos' (seçici) kelimesinden, o da 'eklegein' (seçip çıkarmak) kelimesinden gelir. 'ek-' (dışarı) + 'legein' (toplamak).

Benzersiz bir koleksiyon oluşturmak için çeşitli kaynaklardan en iyisini 'seçmeyi' (elect) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.