noun

economy

ekonomi, iktisat, tasarruf

The country's economy is growing slowly.

Ülkenin ekonomisi yavaş büyüyor.

We need to make economies to save money.

Para biriktirmek için tasarruf yapmamız gerekiyor.

She flies economy class for business trips.

İş seyahatlerinde ekonomi sınıfında uçar.

((ekonomi)) ticaret ve sanayi sistemi Ülkenin ekonomisi büyüyor.

((tasarruf yapmak)) daha az harcayarak para biriktirmek Tasarruf yapmamız gerekiyor.

((ekonomi sınıfı)) en ucuz hava yolculuğu sınıfı Ekonomi sınıfında uçar.

Synonyms (sistem): finansal sistem; Synonyms (tasarruf): tutumluluk, birikim

Yunanca 'oikonomia' (ev yönetimi) kelimesinden gelir, 'oikos' (ev) + 'nemein' (yönetmek).

Başlangıçta bir 'evi' (oikos) yönetmekle ilgiliyken, şimdi bir ülkenin kaynaklarını yönetmekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.