adjective

eerie

ürkütücü, esrarengiz, tekinsiz

There was an eerie silence in the old house.

Eski evde ürkütücü bir sessizlik vardı.

He had an eerie feeling that he was being watched.

İzlendiğine dair ürkütücü bir hissi vardı.

eerie bir ((isim)) ürkütücü bir ((isim)) There was an eerie silence in the old house.

Eşanlamlılar: creepy, spooky, uncanny; Zıtanlamlılar: normal, ordinary

Eski İngilizce'de 'korkak' veya 'sefil' anlamına gelen 'earg' kelimesinden türemiştir. Anlamı 'korkulu' ve ardından 'korku veren' olarak gelişmiştir.

'Kulak' ('ear') kelimesini ve kulağınıza gelen 'ürkütücü' ('eerie') bir sesi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.