noun

effects

etkiler, sonuçlar, kişisel eşyalar, efektler

The side effects of the medicine are mild.

İlacın yan etkileri hafiftir.

The special effects in the film were amazing.

Filmdeki özel efektler harikaydı.

He gathered his personal effects from the locker.

Kişisel eşyalarını dolaptan topladı.

((bir şeyin)) etkileri the effects of sth. The effects of the new law are unclear.

yan etkiler side effects This medication has several side effects.

özel efektler special effects The film is known for its amazing special effects.

Eş anlamlılar: results, consequences, outcomes, impacts

Latince 'effectus' (başarı) kelimesinden, 'efficere' (başarmak, yapmak) fiilinden gelir, bu da 'ex-' (dışarı) + 'facere' (yapmak) köklerinden oluşur.

Bir filmdeki 'özel efektleri' düşünün - bunlar film için yaratılan gözle görülür sonuçlar veya etkilerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.