noun

egg

yumurta

I had a boiled egg for breakfast.

Kahvaltıda haşlanmış yumurta yedim.

The bird laid an egg in the nest.

Kuş yuvaya bir yumurta bıraktı.

haşlanmış/sahanda/çırpılmış yumurta pişmiş bir yumurta I had a boiled egg for breakfast.

Synonyms: ovum (bilimsel)

Eski Norsça 'egg' kelimesinden gelir ve Eski İngilizce'deki 'æg' kelimesinin yerini almıştır.

Çok temel bir kelime. Bir tavuk yumurtası hayal edin. Oval şekli ikoniktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.