noun

elbow

dirsek

I bumped my elbow on the door.

Dirseğimi kapıya çarptım.

There's a sharp bend, like an elbow, in the pipe.

Boruda dirsek gibi keskin bir bükülme var.

((birinin)) dirseği I bumped my elbow on the door.

Synonyms: eklem, büküm

Eski İngilizce 'elnboga' kelimesinden, 'eln' (önkol) + 'boga' (yay, kavis). Kelimenin tam anlamıyla 'kol yayı'.

Kolunuzdaki 'yay' (bow) veya bükülme yeri olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.