verb

electrify

elektrikle donatmak, heyecanlandırmak

They plan to electrify the main railway line.

Ana demiryolu hattını elektriklendirmeyi planlıyorlar.

Her performance electrified the audience.

Performansı seyircileri heyecanlandırdı.

((sth.)) (bir şeye) elektrik sağlamak Tüm sistemi elektriklendirecekler.

((sb./sth.)) (birini) çok heyecanlandırmak Konuşması milleti heyecanlandırdı.

Eş anlamlılar: excite, thrill, energize, charge

'electric' kelimesine 'yapmak' veya 'olmasına neden olmak' anlamına gelen '-ify' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir elektrik kıvılcımının bir şeyi canlandırdığını hayal edin, ya gerçek anlamda (bir tren) ya da mecazi olarak (bir kalabalık).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.