noun

electrode

elektrot

The nurse attached the electrodes to his chest.

Hemşire elektrotları göğsüne taktı.

A battery has a positive and a negative electrode.

Bir pilin pozitif ve negatif elektrotu vardır.

((bir)) elektrot elektriğin bir nesneye girdiği veya çıktığı bir iletken A battery has a positive and a negative electrode.

Synonyms: terminal, iletken

'elektro-' (elektrik) + Yunanca 'hodos' (yol, patika) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'elektrik yolu' demektir.

Bunu elektrik (elektro-) için 'yol' veya 'kapı' (-ot) olarak düşünün. Anot ve katot, elektrot türleridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.