adjective

elegant

zarif, şık, ince

She wore an elegant black dress.

Zarif siyah bir elbise giyiyordu.

He offered an elegant solution to the problem.

Soruna zarif bir çözüm sundu.

((elegant)) + isim zarif (isim) Zarif siyah bir elbise giyiyordu.

(biri/bir şey) ((elegant)) (özne) zarif Tarzı çok zarif.

Eş anlamlılar: graceful, stylish, sophisticated; Zıt anlamlılar: clumsy, crude, plain

Latince 'elegans' kelimesinden gelir, 'seçkin, iyi, zevkli' anlamına gelir.

Bunu 'elegance' (zarafet) ismiyle ilişkilendirin. Bir şeyde zarafet varsa, o şey 'elegant'tır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.