elevated
Çeviri
yüksek, yüce, yükseltilmiş
Örnekler
The house is on an elevated piece of land.
Ev, yüksek bir arazi parçası üzerindedir.
She has a very elevated style of writing.
Çok yüce bir yazı stili var.
He was in an elevated mood after the good news.
İyi haberden sonra morali yüksekti.
Dilbilgisi Kalıpları
((yüksek bir şey)) yükseltilmiş (bir şey) The house is on an elevated piece of land.
((yüksek bir modda)) mutlu bir ruh halinde He was in an elevated mood.
Benzer Kelimeler
Synonyms: raised, high, lofty (yükseltilmiş, yüksek, yüce); Antonyms: low, depressed (alçak, depresif)
Etimoloji
'Elevate' fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'kaldırılmış' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Yerden yukarıda olan 'yükseltilmiş' bir demiryolu hattı hayal edin.