adverb

abroad

yurt dışında, yurt dışına, yaygın

She often travels abroad for work.

İş için sık sık yurt dışına seyahat eder.

He lived abroad for many years.

Uzun yıllar yurt dışında yaşadı.

A rumour is abroad that he has resigned.

İstifa ettiğine dair bir söylenti dolaşıyor.

((go/travel/live...)) yurt dışında, yurt dışına She often travels abroad for work.

((be abroad)) (söylenti) dolaşmak A rumour is abroad that he has resigned.

Eş anlamlılar: overseas, internationally; Zıt anlamlılar: at home, domestically

'a-' (üzerinde) + 'broad' (geniş). Asıl anlamı 'dışarıda, serbestçe' iken, zamanla 'kendi ülkesinin dışında' anlamına evrilmiştir.

Denizi aşıp başka bir ülkeye, 'geniş' (broad) bir mesafeye gittiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.