verb

elongate

uzatmak

The artist elongated the figures in the painting.

Sanatçı tablodaki figürleri uzattı.

The shadows elongate as the sun sets.

Güneş batarken gölgeler uzar.

((bir şeyi)) (bir şeyi) uzatmak The artist elongated the figures.

Eş anlamlılar: lengthen, stretch, extend; Zıt anlamlılar: shorten, contract

Latince 'e-' (dışarı) + 'longus' (uzun) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışa doğru uzatmak' demektir.

Ortasında 'long' (uzun) kelimesinin geçtiğine dikkat edin: e-LONG-ate.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.