emanate
Çeviri
yaymak, çıkmak, kaynaklanmak
Örnekler
A strange light emanated from the room.
Odadan tuhaf bir ışık yayılıyordu.
The proposal emanated from the new committee.
Teklif yeni komiteden çıktı.
Dilbilgisi Kalıpları
((from sth./sb.)) bir kaynaktan çıkmak veya yayılmak Odadan tuhaf bir ışık yayılıyordu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: issue, radiate, originate, emerge
Etimoloji
Latince 'dışarı akmak' anlamına gelen 'emanare' kelimesinden, 'e-' (dışarı) + 'manare' (akmak).
Hafıza İpuçları
Bir çiçekten 'yayılan' koku veya bir liderden 'çıkan' bir fikir gibi düşünün.