verb

embarrass

utandırmak, mahcup etmek

His questions embarrassed the politician.

Soruları politikacıyı utandırdı.

I didn't want to embarrass him in front of his friends.

Onu arkadaşlarının önünde utandırmak istemedim.

((sb.)) (birini) utandırmak His questions embarrassed the politician.

Eş anlamlılar: utandırmak, mahcup etmek, küçük düşürmek

Fransızca 'embarrasser' kelimesinden, İspanyolca 'embarazar' (engellemek) kelimesinden, 'em-' + 'barra' (çubuk) kökünden gelir. Asıl anlamı engellemek veya yolunu kesmekti.

Yazılışını unutmayın: o kadar utanç verici ki 'r'esmen 'r'enk atıyorsun ve 's'on 's'ürat susuyorsun. (çift 'r', çift 's').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.