adjective

embarrassing

utanç verici, mahcup edici

It was an embarrassing situation for everyone.

Herkes için utanç verici bir durumdu.

He asked a very embarrassing question.

Çok utanç verici bir soru sordu.

utanç verici ((bir)) ((isim)) mahcup edici (bir) (isim) Utanç verici bir hataydı.

((bir şey yapmak)) utanç verici bir şey yapmak utanca neden olur Toplum içinde düşmek utanç vericidir.

Synonyms: awkward, humiliating, shameful; Antonyms: pleasing, comfortable

'embarrass' fiili + sıfat olarak kullanılan bir sıfat-fiil oluşturan '-ing' eki. Utanca *neden olan* bir şeyi tanımlar.

'-ing' ekinin duyguyu yaratan *şeyi* veya *durumu*, '-ed' ekinin ise *kişinin* duygusunu tanımladığını unutmayın. Utanç verici (embarrass*ing*) bir durum sizi utanmış (embarrass*ed*) hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.