verb

embed

gömmek, yerleştirmek, iliştirmek

The stone was embedded in the wall.

Taş duvara gömülmüştü.

He embedded the video in his blog.

Videoyu bloguna yerleştirdi.

A journalist was embedded with the troops.

Birliklere bir gazeteci yerleştirildi.

((sth.)) ((in sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) gömmek The stone was embedded in the wall.

((sb.)) ((with sth.)) (birini) (bir yere) yerleştirmek A journalist was embedded with the troops.

Eş anlamlılar: insert (eklemek), implant (yerleştirmek); Zıt anlamlılar: extract (çıkarmak), remove (kaldırmak)

'em-' (içine) ön eki + 'bed' (yatak). Kelimenin tam anlamıyla 'yatağa koymak'.

Bir şeyi orada kalması için yumuşak bir 'yatağın' derinliklerine koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.