embody
Çeviri
somutlaştırmak, bünyesinde barındırmak, cisimleştirmek
Örnekler
The politician embodied the hopes of the people.
Politikacı, halkın umutlarını somutlaştırdı.
The new constitution embodies important human rights.
Yeni anayasa önemli insan haklarını bünyesinde barındırıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) bir fikri veya niteliği temsil etmek Politikacı, halkın umutlarını somutlaştırdı.
((sth.)) bir şeyi dahil etmek veya içermek Yeni anayasa önemli insan haklarını bünyesinde barındırıyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: represent, personify, incorporate, contain
Etimoloji
'em-' (içine) + 'body' (vücut). Kelimenin tam anlamıyla 'bir vücuda koymak'.
Hafıza İpuçları
Bir fikre veya niteliğe bir 'vücut' vererek onu somut hale getirdiğinizi hayal edin.