verb

embrace

kucaklamak, benimsemek, kapsamak

She embraced her friend warmly.

Arkadaşını sıcak bir şekilde kucakladı.

We must embrace new technology.

Yeni teknolojiyi benimsemeliyiz.

The course embraces many subjects.

Kurs birçok konuyu kapsıyor.

((birini/bir şeyi)) kucaklamak Arkadaşını sıcak bir şekilde kucakladı.

((bir şeyi)) benimsemek Yeni teknolojiyi benimsemeliyiz.

((bir şeyi)) kapsamak Kurs birçok konuyu kapsıyor.

Eş anlamlılar: hug, accept, adopt; Zıt anlamlılar: reject, shun

Eski Fransızca 'embracer' kelimesinden gelir, 'em-' (içinde) + 'brace' (kollar). Kelimenin tam anlamıyla 'kolların içinde'.

Bir insanı kucaklar gibi, yeni bir fikri kollarınızla sardığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.