verb

embroider

nakış işlemek, abartmak

She embroidered flowers on the cushion.

Minderin üzerine çiçekler işledi.

He tends to embroider his stories.

Hikayelerini abartma eğilimindedir.

((bir şeyin üzerine)) ((bir şeyi)) işlemek Minderin üzerine çiçekler işledi.

((bir şeyi)) abartmak Hikayelerini abartma eğilimindedir.

Eş anlamlılar: stitch, decorate; exaggerate, embellish

Eski Fransızca 'en-' (üzerinde) + 'brosder' (nakış işlemek) kelimelerinden gelir, Germen kökenlidir. 'Border' (kenar) ile ilgilidir.

Düz bir kumaşa (bir hikayeye) ekstra iplikler (detaylar) eklediğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.