verb

emphasised

vurguladı, altını çizdi

The report emphasised the need for change.

Rapor, değişim ihtiyacını vurguladı.

He emphasised his point with a gesture.

Hareketleriyle meramını vurguladı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) vurguladı The report emphasised the need for change.

((-dığını)) (bir şeyin ... olduğunu) vurguladı He emphasised that he was innocent.

Eş anlamlılar: stressed, highlighted, underlined; Zıt anlamlılar: downplayed, understated

'emphasise' fiilinin geçmiş zaman ve ortaç hali, Yunanca 'emphasis' (önem) kelimesinden gelir.

Bu, 'emphasise' fiilinin geçmiş zaman halidir. '-ed' eki tamamlanmış bir eylemi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.