verb

empower

yetki vermek, güçlendirmek, olanak tanımak

The new law empowers local councils.

Yeni yasa yerel meclislere yetki veriyor.

Education can empower individuals to change their lives.

Eğitim, bireyleri hayatlarını değiştirmeleri için güçlendirebilir.

((sb.)) ((to-inf)) (birine) (bir şeyi) yapma yetkisi vermek The aim is to empower students to make their own choices.

Synonyms: yetki vermek, olanak tanımak, izin vermek; Antonyms: gücünü almak, engellemek

'em-' (yapmak, haline getirmek) öneki ve 'power' (güç) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'güç vermek'.

Birinin eline 'güç' (power) vermeyi düşünün. 'Em-power'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.