noun

enactment

yasalaştırma, yasa, canlandırma

The enactment of the new law was a historic moment.

Yeni yasanın yürürlüğe girmesi tarihi bir andı.

This new enactment protects consumer rights.

Bu yeni yasa tüketici haklarını koruyor.

We watched a historical enactment of the battle.

Savaşın tarihi bir canlandırmasını izledik.

((the enactment of sth.)) (yasanın) çıkarılması Yeni yasanın çıkarılması yavaştı.

((an enactment)) bir yasa Bu yeni bir yasa.

((an enactment of sth.)) (davanın) canlandırılması Davanın bir canlandırmasını izledik.

Eş anlamlılar: yasalaştırma, yasa, performans, canlandırma; Zıt anlamlılar: yürürlükten kaldırma, fesih

'enact' fiili ve bir eylemin sonucunu veya sürecini belirten isim yapım eki '-ment'ten.

'-ment' ekini '...nın sonucu' olarak düşünün. Dolayısıyla, 'enactment' bir yasayı 'yasalaştırmanın' (enacting) sonucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.