verb

encompass

kapsamak, içermek, kuşatmak

The course will encompass various topics.

Kurs çeşitli konuları kapsayacaktır.

The forest encompasses the entire valley.

Orman tüm vadiyi kuşatıyor.

((bir şeyi)) kapsamak, içermek The new law encompasses all citizens.

Eş anlamlılar: include, cover, contain, surround; Zıt anlamlılar: exclude, omit

'en-' (içinde) + 'compass' (pusula, daire) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'bir daire içine almak'tır.

Bir pergelin (compass) birçok şeyi 'kapsamak' (encompass) için etraflarına büyük bir daire çizdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.