adjective

encouraging

teşvik edici, cesaret verici, umut verici

The test results were very encouraging.

Test sonuçları çok teşvik ediciydi.

She gave me an encouraging smile.

Bana teşvik edici bir gülümseme verdi.

((teşvik edici olmak)) teşvik edici olmak The test results were very encouraging.

((teşvik edici bir şey)) teşvik edici bir şey She gave me an encouraging smile.

Eş anlamlılar: umut verici, güven verici, destekleyici; Zıt anlamlılar: cesaret kırıcı

'encourage' fiilinden + -ing (sıfat yapan ek). Cesaret veren bir şeyi tanımlar.

'Teşvik edici' bir işaret, size 'cesaret' veren bir işarettir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.