adjective

endless

sonsuz, bitmek bilmeyen, ebedi

The journey seemed endless.

Yolculuk sonsuz gibiydi.

He has an endless supply of jokes.

Onun bitmek bilmeyen şakaları var.

((bir)) sonsuz ((isim)) sonu yokmuş gibi görünen The journey seemed endless.

Eş anlamlılar: infinite, perpetual; Zıt anlamlılar: finite, limited

'end' (son) ismi + '-less' (-siz, -sız) eki. Kelimenin tam anlamıyla 'sonsuz'.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'end' (son) + 'less' (-siz). 'Sonu olmayan' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.