endow
Çeviri
bağışlamak, bahşetmek
Örnekler
A wealthy benefactor endowed the new hospital wing.
Zengin bir hayırsever yeni hastane kanadına bağışta bulundu.
She was endowed with great musical talent.
Ona büyük bir müzik yeteneği bahşedilmişti.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine/bir şeye)) ((bir şeyi)) (birine/bir şeye) (bir şeyi) bahşetmek Nature endowed her with great beauty.
((bir şeyi)) (bir kuruma) bağışlamak He endowed a scholarship for music students.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: bestow (bahşetmek), grant (vermek), provide (sağlamak)
Etimoloji
Eski Fransızca 'endouer' kelimesinden, 'en-' (içine) + 'douer' (vermek).
Hafıza İpuçları
Birine para veya yetenekten oluşan bir 'çeyiz' ('dowry') verdiğinizi düşünün.