noun

enemy

düşman, hasım

He made an enemy in the office.

Ofiste bir düşman edindi.

Poverty is the greatest enemy of the people.

Yoksulluk halkın en büyük düşmanıdır.

((bir düşman)) birine/bir şeye karşı olan bir kişi. Ofiste bir düşman edindi.

Eş anlamlılar: foe, adversary, opponent; Zıt anlamlılar: friend, ally

Latince 'in-' (değil) + 'amicus' (arkadaş) kelimelerinden gelir, 'arkadaş olmayan' anlamına gelir.

'Enemy' kelimesini 'enerjimi' çalan kişi olarak düşünebilirsiniz. Düşmanlar enerjinizi tüketir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.