adjective

engaging

çekici, ilgi çekici, büyüleyici

He has a very engaging personality.

Çok çekici bir kişiliği var.

It was an engaging and informative talk.

İlgi çekici ve bilgilendirici bir konuşmaydı.

çekici bir ((isim)) çekici/ilginç bir (isim) He has a very engaging personality.

((sb./sth.)) çekici bulmak (birini/bir şeyi) çekici bulmak I found the film very engaging.

Eş anlamlılar: çekici, ilginç, büyüleyici; Zıt anlamlılar: sıkıcı, donuk, ilginç olmayan

'engage' fiilinin sıfat olarak kullanılan '-ing' takısı almış hali. 'Engage' birinin ilgisini çekmek veya meşgul etmek anlamına gelir.

'Çekici' (engaging) bir şey, iyi bir kitap veya çekici bir insan gibi dikkatinizi 'çekebilir' (engage).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.