verb

engender

neden olmak, yol açmak, doğurmak

His policies engendered great controversy.

Politikaları büyük tartışmalara neden oldu.

The issue has engendered a lot of debate.

Bu konu çok fazla tartışma doğurdu.

((bir şeyi)) (bir duygu, durum veya koşula) neden olmak His policies engendered great controversy.

Eş anlamlılar: neden olmak, yol açmak, yaratmak; Zıt anlamlılar: yok etmek, önlemek

Eski Fransızca 'engendrer' kelimesinden, Latince 'ingenerare' (doğurmak) kelimesinden gelir. 'in-' (içinde) + 'generare' (yaratmak).

'Engender' kelimesini, belirli bir 'tür' (gender) duygu veya durum 'yaratmak' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.