noun

engine

motor, makine, lokomotif

The car has a powerful engine.

Arabanın güçlü bir motoru var.

The fire engine rushed to the scene.

İtfaiye aracı olay yerine koştu.

She is the engine of the team's success.

O, takımın başarısının motorudur.

bir/((sıfat)) motor hareketli parçaları olan bir makine The car has a powerful engine.

((bir şeyin)) motoru bir şeyin arkasındaki itici güç She is the engine of the team's success.

Eş anlamlılar: motor, makine, mekanizma

Eski Fransızca 'engin' kelimesinden, Latince 'ingenium' (yetenek, beceri, cihaz) kelimesinden gelir. 'Ingenuity' (yaratıcılık) ile ilgilidir.

'Engine' (motor), bir şeyleri çalıştıran 'dâhiyane' (ingenious) bir cihazdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.