noun

engraving

oyma, gravür, hakkaklık

The museum has a collection of old engravings.

Müzede eski gravürlerden oluşan bir koleksiyon var.

The engraving on the watch was very small.

Saatin üzerindeki oyma çok küçüktü.

an engraving of (sth.) (...-nın) bir gravürü I bought an old engraving of the city.

Eş anlamlılar: etching (asitle oyma resim), print (baskı), carving (oyma)

'engrave' (oymak) fiiline, eylemi veya sonucunu belirten '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'engraving' (oyma), 'to engrave' (oymak) eyleminin sonucunda yaratılan şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.