verb

enlighten

aydınlatmak, bilgi vermek, irşat etmek

Could you enlighten me on this subject?

Beni bu konuda aydınlatabilir misiniz?

He seeks to enlighten his followers.

Takipçilerini irşat etmeye çalışıyor.

((birini)) ((bir konuda)) (birini) (bir konuda) aydınlatmak Could you enlighten me on this subject?

Synonyms: inform, educate, illuminate; Antonyms: confuse, obscure

'en-' (içine) öneki + 'light' (ışık) + '-en' fiil eki. Kelimenin tam anlamıyla 'içine ışık sokmak'.

Birine bilgi vermek için kafasında bir ampul yaktığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.