adjective

enriching

zenginleştirici, ufuk açıcı, değerli

It was a very enriching experience.

Çok zenginleştirici bir deneyimdi.

Reading a good book is an enriching activity.

İyi bir kitap okumak zenginleştirici bir aktivitedir.

((zenginleştirici bir şey)) sizi geliştiren bir şey It was a very enriching experience.

Synonyms: rewarding, valuable, beneficial; Antonyms: unrewarding, pointless

'enrich' fiilinin sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacı. 'Zenginleştiren' anlamına gelir.

Eğer bir deneyim 'enriching' (zenginleştirici) ise, sizi 'zenginleştirir' (enriches) ve hayatınızı bilgi veya mutluluk açısından daha 'zengin' (richer) yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.