verb

enter

girmek, veri girmek, katılmak

Please enter the room quietly.

Lütfen odaya sessizce girin.

Enter your password to continue.

Devam etmek için şifrenizi girin.

She decided to enter the competition.

Yarışmaya katılmaya karar verdi.

((sth.)) (bir yere) girmek He entered the house.

((sth.)) (bilgiyi) bir bilgisayara veya sisteme girmek Please enter your name.

((sth.)) (bir etkinliğe) üye olmak veya katılmak She entered the race.

Synonyms: go in, come in, join; Antonyms: exit, leave, depart

Latince 'içeri girmek' anlamına gelen 'intrare' kelimesinden, 'içinde' anlamına gelen 'intra' kelimesinden türemiştir.

Klavyedeki 'Enter' tuşu, bir bilgisayara veri 'girmenizi' sağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.