verb

alleviate

hafifletmek, yatıştırmak, dindirmek

These measures will alleviate the problem.

Bu önlemler sorunu hafifletecektir.

He took painkillers to alleviate the pain.

Ağrıyı hafifletmek için ağrı kesici aldı.

((bir şeyi)) (bir şeyi) daha az şiddetli hale getirmek İlaç semptomlarınızı hafifletecektir.

Eş anlamlılar: kolaylaştırmak, azaltmak, eksiltmek; Zıt anlamlılar: ağırlaştırmak, kötüleştirmek

Latince 'ad-' (yönelme) + 'levis' (hafif) kelimelerinden, kelimenin tam anlamıyla 'hafifletmek'.

Birinin yükünü 'hafifletmek' için üzerinden ağır bir yükü kaldırdığınızı ('levitate') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.