adjective

entitled

hak sahibi, yetkili, kendini beğenmiş

You are entitled to your opinion.

Kendi fikrine sahip olma hakkın var.

He's so entitled and never says thank you.

O kadar kendini beğenmiş ki asla teşekkür etmez.

((to sth.)) (bir şeye) hakkı olmak You are entitled to your opinion.

(bir kişiyi tanımlarken) kendini beğenmiş olmak He's so entitled and never says thank you.

Synonyms: eligible, qualified (olumlu anlam); arrogant, spoiled (olumsuz anlam)

'to entitle' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.

İki ana anlamı vardır: meşru bir hakka sahip olmak ('emekliliğe hak kazanmış') ve hak etmeden bir şeyleri hak ettiğini düşünen insanlar için olumsuz bir anlam.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.