noun

entry

giriş, katılım, kayıt, madde

Entry to the museum is free.

Müzeye giriş ücretsizdir.

Use the side entry.

Yan girişi kullanın.

The competition received over 1000 entries.

Yarışmaya 1000'den fazla başvuru geldi.

He made an entry in his diary.

Günlüğüne bir kayıt düştü.

((~ to sth.)) (bir yere) girme eylemi Entry to the park is not allowed after dark.

girilecek yer Please use the main entry.

((~ for/to sth.)) bir yarışma için sunulan eser Her entry won first prize.

((~ in sth.)) bir kitaba veya listeye yazılan madde I made an entry in my journal.

Eş anlamlılar: access, admission, submission, record

Eski Fransızca'da 'girmek' anlamına gelen 'entrer'den gelen 'entree' kelimesinden türemiştir.

Bir yere, bir yarışmaya 'girmek' (enter) veya bir kitaba bilgi 'girmek' (enter) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.