noun

equilibrium

denge, istikrar, soğukkanlılık

The gymnast maintained perfect equilibrium on the beam.

Jimnastikçi denge aletinde mükemmel bir denge sağladı.

The economy is in a state of equilibrium.

Ekonomi denge durumundadır.

He lost his emotional equilibrium after the accident.

Kazadan sonra duygusal dengesini kaybetti.

((in)) a state of equilibrium denge durumunda olmak Ekonomi denge durumundadır.

to maintain equilibrium dengeyi korumak Jimnastikçi mükemmel bir denge sağladı.

Synonyms: balance, stability, poise; Antonyms: imbalance, instability

Latince 'aequus' (eşit) + 'libra' (terazi) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'eşit denge'dir.

'Eşit' anlamına gelen 'equi-' önekine odaklanın. Her iki tarafında eşit ağırlıklar bulunan, mükemmel dengelenmiş bir terazi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.