verb

erupt

püskürmek, patlak vermek, fışkırmak

The volcano could erupt at any time.

Volkan her an patlayabilir.

Violence erupted after the football match.

Futbol maçından sonra şiddet patlak verdi.

Laughter erupted from the audience.

Seyircilerden bir kahkaha koptu.

((özne)) püskürür/patlak verir Volkan her an patlayabilir.

Synonyms: explode (patlamak), burst out (fışkırmak), break out (patlak vermek)

Latince 'erumpere' kelimesinden gelir, 'e-' (dışarı) + 'rumpere' (kırmak).

Bir şeyin 'rupture' (yırtılıp) 'e-' (dışarı) fırladığını düşünün, bir volkan gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.