adjective

essential

gerekli, elzem, temel

Water is essential for life.

Su yaşam için gereklidir.

It is essential to book in advance.

Önceden rezervasyon yapmak esastır.

The essential problem is a lack of funding.

Asıl sorun finansman eksikliğidir.

essential ((for sth./sb.)) (bir şey/biri) için gerekli Su, hayatta kalmak için gereklidir.

essential ((to do sth.)) (bir şeyi) yapmak gerekli Hızlı hareket etmek gereklidir.

Synonyms: vital, crucial, necessary; Antonyms: unimportant, optional

Latince 'esse' (olmak) kökünden gelen 'essentia' (öz) kelimesinden türemiştir. Bir şeyin 'varoluşunu' ifade eder.

'Essence' (öz) kelimesini düşünün. Bir şeyin 'özü' ise, o şey için 'essential' (gerekli) demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.