adverb

even

bile, hatta, düz, çift

He can't even write his own name.

Kendi adını bile yazamıyor.

It's even colder today.

Bugün hava daha da soğuk.

The road was flat and even.

Yol düz ve pürüzsüzdü.

Six is an even number.

Altı bir çift sayıdır.

even + karşılaştırma ((adjective)) daha da ... It's even colder today.

even + ((isim/zamir)) ... bile Even a child can do it.

Eş anlamlılar (zarf): hatta, dahi; Eş anlamlılar (sıfat): düz, yassı; Zıt anlamlılar (sıfat): engebeli, tek

Eski İngilizce'de 'düz' veya 'eşit' anlamına gelen 'efn' kelimesinden türemiştir.

Bir terazinin 'düz' veya dengede olduğunu hayal edin. Bu imge, bir ifadeyi vurgulamak için 'bile' ekleyerek 'dengeleme' fikrine kadar uzanabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.