evidence
Çeviri
kanıt, delil
Örnekler
The police found evidence at the crime scene.
Polis olay yerinde kanıt buldu.
There is no evidence that he was involved.
Onun olaya karıştığına dair hiçbir kanıt yok.
Her smile was evidence of her happiness.
Gülümsemesi mutluluğunun kanıtıydı.
Dilbilgisi Kalıpları
((of sth.)) (...nın) kanıtı Gülümsemesi mutluluğunun kanıtıydı.
((-dığına dair)) kanıt Onun olaya karıştığına dair hiçbir kanıt yok.
Benzer Kelimeler
Synonyms: proof, confirmation, indication, sign; Antonyms: conjecture, supposition
Etimoloji
Latince 'evidentia' kelimesinden, 'evidens' (açık, bariz) kelimesinden türemiştir. 'e-' (dışarı) + 'videre' (görmek). Açıkta 'dışarıdan görülebilen' bir şey.
Hafıza İpuçları
'Evidence' (kanıt), bir şeyi 'evident' (açık) veya net hale getirir.