noun

evidence-gathering

delil toplama, kanıt toplama

The police are focused on evidence-gathering.

Polis delil toplamaya odaklanmış durumda.

Effective evidence-gathering is crucial for the case.

Etkili delil toplama dava için çok önemlidir.

((bir şey)) delil toplama Delil toplama süreci yavaştı.

Synonyms: data collection, fact-finding

'evidence' (delil, Latince 'videre', görmek) ve 'gathering' (toplama) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'görülebilen şeyleri toplama'.

Bir dedektifin bir dava için 'evidence' (delil) 'gathering' (topladığını) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.