allowed
Çeviri
izinli, müsaade edilmiş
Örnekler
Smoking is not allowed here.
Burada sigara içilmez.
You are allowed one phone call.
Bir telefon görüşmesi yapmanıza izin veriliyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb. is allowed to-inf)) birinin bir şey yapmasına izin verilir You are allowed to make one phone call.
((sth. is not allowed)) bir şeye izin verilmez Smoking is not allowed here.
Benzer Kelimeler
Synonyms: permitted, authorized; Antonyms: forbidden, prohibited, disallowed
Etimoloji
'to allow' (izin vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski Fransızca 'alouer' (bahşetmek, onaylamak) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeye 'izin verildiğinde' (allowed), sevinçten 'avazın çıktığı kadar' (all loud) bağırırsın! Bu basit bir hatırlama yöntemi olabilir.