verb

exalt

yüceltmek, övmek

They exalted him to the position of leader.

Onu liderlik pozisyonuna yükselttiler.

His poetry exalts the beauty of nature.

Onun şiiri doğanın güzelliğini yüceltir.

((birini/bir şeyi)) yüceltmek to exalt (sb./sth.) Makale, basit yaşamı yüceltiyor.

((birini)) ((bir şeye)) yükseltmek to exalt (sb.) to (sth.) Müdür pozisyonuna yükseltildi.

Synonyms: övmek, yüceltmek, göklere çıkarmak; Antonyms: eleştirmek, alçaltmak

Latince 'ex-' (yukarı) + 'altus' (yüksek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yükseğe kaldırmak'.

'Ex-altitude' (irtifayı artırmak) gibi düşünün – birini daha yüksek bir mevkiye veya statüye yükseltmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.