noun

excess

fazlalık, aşırılık

An excess of enthusiasm is not always a good thing.

Aşırı coşku her zaman iyi bir şey değildir.

You must pay an excess of £100 on any claim.

Herhangi bir hasar talebinde 100 £ muafiyet ödemeniz gerekir.

We have an excess of stock to sell.

Satacak stok fazlamız var.

((bir şeyin)) fazlası an excess of enthusiasm

((bir şeyden)) fazla in excess of 100 people

Eş anlamlılar: surplus, glut; Zıt anlamlılar: lack, shortage

Latince 'dışarı çıkmak, aşmak' anlamına gelen 'excedere'den gelen 'excessus'tan. 'ex-' (dışarı) + 'cedere' (gitmek).

'to exceed' (aşmak) fiilini düşünün. 'excess' (fazlalık), bir sınırı aştığınızda sahip olduğunuz şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.