verb

excise

kesip çıkarmak, çıkarmak, tüketim vergisi koymak

The surgeon will excise the tumour.

Cerrah tümörü kesip çıkaracak.

He decided to excise the final paragraph.

Son paragrafı çıkarmaya karar verdi.

The government excises tobacco products.

Hükümet tütün ürünlerine tüketim vergisi koyar.

((sth.)) ((from sth.)) (bir şeyi) (bir şeyden) kesip çıkarmak Cerrah tümörü dokudan kesip çıkaracak.

Eş anlamlılar: remove, cut out, delete; Zıt anlamlılar: insert, add

Latince 'ex-' (dışarı) + 'caedere' (kesmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'kesip çıkarmak'.

'EX-' kelimesini 'dışarı' ve '-cise' kelimesini makasla (kesmek) ilgili düşünün. Bir şeyi kesip çıkarırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.