noun

exclusion

dışlama, hariç tutma, ihraç

His exclusion from the team was surprising.

Takımdan dışlanması şaşırtıcıydı.

Social exclusion is a serious problem.

Sosyal dışlanma ciddi bir sorundur.

exclusion ((of sb./sth.)) birinin/bir şeyin dışlanması Kadınların dışlanması eleştirildi.

exclusion ((from sth.)) bir şeyden dışlanma Takımdan dışlanması şaşırtıcıydı.

Eş anlamlılar: çıkarma, men etme; Zıt anlamlılar: dahil etme, kabul

'exclude' fiilinin isim hali, 'ex-' (dışarı) + 'claudere' (kapatmak) kelimelerinden. Dışarıda bırakma eylemi.

Bu, 'exclude' fiilinin eylemi veya durumudur. '-ion' eki genellikle bir eylem veya sonuç belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.