adjective

alluring

cazibeli, çekici, büyüleyici

She has an alluring smile.

Cazibeli bir gülümsemesi var.

The island has an alluring tropical beauty.

Adanın büyüleyici bir tropikal güzelliği var.

an alluring ((noun)) cazibeli bir ((isim)) She has an alluring smile.

Eş anlamlılar: çekici, cazibeli; Zıt anlamlılar: itici, çekici olmayan

'Allure' fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir.

'Alluring' bir şeyin sizi 'cezbetme' (to lure) gücü vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.